jelly & eddie -bölüm iki

malum,aynı evde yaşıyoruz. gizli saklı şeyler yapmak zor oluyor. ondan gizli internetten aldığım iki kişilik portishead bileti,herşeyiyle benim olmasının üzerinden iki ay geçmiş ; aylardan ocak. ocak yirmibir.
ona gittiğimiz yeri söylememiştim bile,sıradan bi bar gibi gözüküyordu. taa ki portishead sahneye çıkana kadar. sadece birer bira içmiştik onu beklerken.
gitar sesi duyulduğunda ; gözlerimin içine baktı. parladığını görüyordum gözlerinin,aslında iki aydır pek dışarı çıkmıyorduk yani çıkıyorduk ta pek değil. Gece başlıyordu,öptü dudaklarımdan ; utanmadan..
1 başladık.2, 3.. en son 4tü hatırladığım, üstüne kaç tane geldi bilmiyorum. koşarak içeri geçtik,renkler
karışmaya başlamıştı artık birbirine ; başka kızları jelly sanmalar,kıskançlıklar falan.
alkol etkisiyle uzun süremedi huzursuzluğu, sarıldı bana, “seni seviyorum” dedi usulca kulaklarıma. unutmadan ; aylardan ocak. ocak yirmibir. ben eddie.
Kısaca ed.
hiç bi zaman tam bi aşık olamamıştım. sürekli başbaşa evde olmak bana romantizmden çok sıkıntı getirirdi, bunun farkındaydı. sıkılmıştım.
bi akşam dışarı çıkmak istediğini söyledi, şaşırmıştım, bunu pek sık yapmıyoduk bi süredir, ve ihtiyacım vardı. hazırlandım. nereye gittiğimizi ısrarlarıma rağmen söylemedi.
bi bara girdik beraber. önce bi bira içtik. beni kendime getirecek şeyi çok iyi bilirdi, her zaman olduğu gibi. tekila söyledi.
bunun normal bir bar gecesi olduğunu düşünürken,arkamı döndüğüm boş sahnenin, bi gitar sesiyle dolduğunu fark ettim.
portishead’di bu, her zaman çok sevmiştim, bana en iyi gelecek şeylerden birini yine tahmin etmişti, ve kendimizi burda bulmuştuk. fazlasıyla şaşkındım ve bi o kadar da mutlu olmuştum. yüzüme yayılan son derece mutlu gülümsemeyle ona baktım, onu gerçekten seviyordum. öptüm dudaklarından kimseyi önemsemeden. sarhoştuk, kulaklarımda bu sefer strangers vardı.
iyi ki yanımda diye düşündüm, daha önceden nerdeydi..
unutmadan ; aylardan ocaktı, ocak yirmibir.
soğuk bi kış gecesini, ona sımsıkı sarılarak ısıttım.
Jelena,
kısaca Jelly.
bu soğuk kış gecesini,bana sımsıkı sarılarak ısıttı jelly. aylardan ocak.
bi elimde tekila,diğerinde sevgilim. tokuşturuyoruz birbirine,sanki geleceğe vuruyor bardaklar. o sahnedekileri izliyor,ben onu izliyorum. değiştirebilecek miydim birşeyleri? o’na iyi gelmişmidir ki bu gece?
sarhoşluk etkisiyle bunları düşünmeye başladım,kafamı bar masasına koyduğumda sızmışım. bi rüya gördüm ;
bi banktayım ; Ankara’da sahil yok bilirsiniz,moralim bozuk olduğunda hep parkın birinde banka otururum. sigara tabakamdan bi sigara çıkarıyorum,önceden hazırlamışım. çakmağım yanmıyor,sinirleniyorum yakmıyorum. jelly’yi görüyorum,salıncakta sallanıyor ama gitmiyorum yanına izliyorum. o beni görmüyor sanırım. sonra cesaretimi topluyorum ve yanına gidiyorum. ama beni yine görmüyor. izliyorum onu,uzaktan. rüyada olsa ilk defa uzaktan izlemenin yalnızlığı koyuyor,ciğerime doluyor. tam tüylerim ürpermişken kulağımda bir ses ;
“sevgilim” diyor. “iyi misin?” her zamanki gibi gülümsüyorum ve devam ediyorum içmeye. karar vermiştim,değiştirecektim birşeyleri. benim olmaya,benimle olmaya devam edecekti.
üşümüş ellerimle bir kadeh daha kaldırıyorum jelly’e doğru “geleceğe” diyorum. ben eddie,
Kısaca Ed.
yalan söyleyemem, etkilenmiştim. beni etkileyen benim için çaba sarfetmesi de değildi, beni bu kadar iyi tanımasıydı, değiştirmek için kararlı olmasıydı bazı şeyleri.
mutluydum. onunla birlikteyken, ruhumda hep sevdiğim şeylerin olmasını sağlıyordu aynı zamanda. bazen şarap, bazen damien. bazen tekila, bazen beth gibbons.
bunları düşünürken, beth gibbons’ın en sevdiğim haliyle ayıldım. “it’s only you who can turn my wooden heart” diyordu. bu sözü duymak, başımı Ed’e çevirmemi sağladı, ona baktığımda başını masaya yaslamıştı. sızdığını fark etmedim.
“sevgilim”, dedim, “iyi misin?”
cevap vermedi.sadece gülümsedi.kulağımızı muhteşem sesiyle doldururken beth..
“it’s only you who can tell me apart” diye şarkıya eşlik ettim, gözlerine bakarak.
birşeyler değişecekti, bunu görüyordum.
onu seviyordum.olumsuzlukların ne önemi vardı?
Jelly.
eve nasıl gittik,ne yaptık hatırlamıyorum. ama gece susayıpta gözümü açtığımda o göğsümde uyuyordu,gerisi umrumda değil.
fotoğraf panomuza şu yazıyı iliştiriyorum usulca ;
“mutluluk,paylaştıkça gerçektir.”
ve boynundan bir öpücük alıyorum,yanındayım sevgilim ; tatlı uykular. ben eddie,
Kısaca Ed.
